20/12/2007 - NEDEN,NİÇİN?
Trajedinin Tam Ortasında Tanrı Nerededir?
Toplumumuza karşı gerçekleştirilen terörist saldırılara, yaşamlarımızda başımıza gelen korkunç trajedilere, endişeye, öfkeye, nefrete, yıkıma karşı nasıl ayakta durabiliriz? Tanrı'ya nasıl güvenebiliriz?
Tanrı'nın bizimle hangi dereceye kadar olabileceğini düşünebiliriz? Her şeyimizle O'na güvenebilir miyiz? Zor şartlar altında nasıl sakin kalabiliriz?
Var Olan Tanrı
O'nu bilmemiz için özlem duyan Tanrı, evrenin yaratıcısıdır. Bizler bu yüzden bu dünyadayızdır. Tanrı'nın isteği, Kendisine güvenmemiz, O'nun kuvvetini, sevgisini, adaletini, kutsallığını ve merhametini tecrübe etmemizdir. Bu yüzden gönüllü olanlara "Bana gel" diye seslenmektedir.
Bizden farklı olarak Tanrı yarın, gelecek hafta, gelecek yıl kısacası sonsuza dek ne olacağını bilmektedir. Yeşaya 46:9: "Çok önceden beri olup bitenleri anımsayın. Çünkü Tanrı benim, başkası yok. Tanrı benim, benzerim yok." Tanrı dünyada ve senin yaşamında olacakları bilmektedir ve eğer yaşamını O'na açarsan herşeye rağmen yanında olacaktır. Mezmurlar 46:1: "Tanrı sığınağımız ve gücümüzdür, Sıkıntıda hep yardıma hazırdır." Ancak bizlerin O'nu yürekten aramamız gereklidir. Yeremya 29:13 : "Beni arayacaksınız, bütün yüreğinizle arayınca beni bulacaksınız."
Bunun anlamı Tanrı'yı bilenlerin zor zamanları olmayacak değildir. Bu kişiler de zorluklar çekeceklerdir. Teröristlerin saldırılarında, hastalığa yakalanıldığında, kazalar gerçekleştiğinde veya doğal afetler Hıristiyan'ların da başına gelecektir. Ancak gerçek bir Hıristiyan o acı ve elem ortasında yalnız olmadığını, Tanrı'nın yanında olduğunu bilmektedir. Tanrı'nın sunduğu kudretten, sabırdan ve huzurdan paylaşmaktadır. 2. Korintliler 4:8-9 : "Her yönden sıkıştırılmışız, ama ezilmiş değiliz. Şaşırmışız, ama çaresiz değiliz. Kovalanıyoruz, ama terk edilmiş değiliz. Yere yıkılmışız, ama yok olmuş değiliz." Gerçeklere bakıldığında zorlukların bizi beklediğini kabul etmemiz gerekir. Ancak zorluklarla Tanrı'yı bilen birisi olarak yüzleşirsek, kaynağı bizde olmayan bir güç ve bakış açısı ile galip gelebiliriz. Tanrı için imkansız hiçbir şey yoktur. Tanrı bütün problemlerden çok daha büyüktür ve bizim bu sorunlarla tek başımıza kalmamızı istememektedir.
Nahum 1:7 : "RAB iyidir, Sığınaktır sıkıntı anında. Korur kendisine sığınanları."
Mezmurlar 145:18-19 : "RAB kendisini çağıran, İçtenlikle çağıran herkese yakındır. Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır."
İsa Mesih, bizlere şöyle seslenmektedir: Matta 10:29-31 : "İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Babanızın oluru olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez. Size gelince, başınızdaki saçlar bile tek tek sayılıdır. Öyleyse korkmayın, siz birçok serçeden daha değerlisiniz." Eğer gerçekten Tanrı'ya dönerseniz, O size hiç kimsenin yapmadığı ve yapamayacağı gibi destek olacaktır.
Ya Kötülük ve Çekilen Acılar?
Tanrı insanları seçim yapma özgürlüğü ile yaratmıştır. Bizler Tanrı'ya yönelebiliriz ya da kötülüğe yönelip Tanrı'ya karşı çıkabiliriz. Tanrı bizi iyi olmaya mecbur bırakacak şekilde yaratsaydı, bu nasıl sevgi dolu bir ilişki olurdu? Bu bir ilişki bile olmazdı. Bizlerin robottan farkımız kalmazdı.
Doğal olarak kötü bir olay karşısında içimizden şöyle sesleniriz: "Tanrım, bu kadar kötü bir şeyin olmasına nasıl izin verdin?"
Yaşadığımız Dünya
Bu dünya çok güvenlikli bir yer değildir. Birisi bizi her an vurabilir ya da kaza ile arabası ile ezebilir. Ya da askerliğimizi yaparken teröristlerin saldırısı ile ölebiliriz. Tanrı'nın isteklerine insanların uymadığı bu dünyada her an, her şey başımıza gelebilir.
Bizler Tanrı'nın merhameti altındayız. Evreni sayısız yıldızlarla yaratan Tanrı şöyle konuşmuştur: Yaratılış 1:14 : "Tanrı şöyle buyurdu: "Gökkubbede gündüzü geceden ayıracak, yeryüzünü aydınlatacak ışıklar olsun. Belirtileri, mevsimleri, günleri, yılları göstersin." Ve öyle oldu." Mezmurlar 47:8 : "Tanrı kutsal tahtına oturmuş, Krallık eder uluslara". O'nun kudreti ve bilgeliği sınırsızdır. Bizler için çözümsüz olan sorunlar Tanrı için hiçbir şeydir: Yeremya 32:27 : "Bütün insanlığın Tanrısı RAB benim. Var mı yapamayacağım bir şey?" Tanrı, her şeye hükmetmekte, aynı zamanda insanlara iyilik ile kötülük yapma arasında seçim de sunmaktadır.
Yeşaya 46:11: "Doğudan yırtıcı kuşu, Uzak bir ülkeden Tasarımı gerçekleştirecek adamı çağıran benim. Evet, bunları söyledim, Kesinlikle yerine getirecek, Tasarladığımı yapacağım mutlaka."
Yakup 4:6: "Yine de bize daha çok lütfeder. Bu nedenle Yazı şöyle diyor: «Tanrı kibirlilere karşıdır,ama alçakgönüllülere lütfeder.»"
Ya Yaşamlarımız?
Her birimiz yaşamımızda bir an için bile olsa Tanrı'ya isyan eder "neden, niçin?" soruları ile Tanrı'ya yakarırız. Eğer kendimizi teröristler ya da katiller ile kıyaslarsak kendimizi sevgi dolu, saygıdeğer, iyi insanlar olarak nitelendirebiliriz. Ancak tamamen dürüst bir şekilde yüreğimizde Tanrı ile yüzleşirsek ne kadar günahkar olduğumuzu görmemiz hiç de zor değildir! Tanrı'ya dua ederken Tanrı'nın bizim günahkarlığımızı, bencilliğimizi ve isyanlarımızı fark ettiğini anlamaz mıyız? Bizler yaşamlarımız ve eylemlerimiz ile kendimizi Tanrı'dan uzaklaştırdık. O'nsuz yaşamlarımızı idare edebileceğimizi düşünmekten kendimizi alamadık. Kutsal Kitap şöyle der: Yeşaya 53:6 : "Hepimiz koyun gibi yoldan sapmıştık, Her birimiz kendi yoluna döndü. Yine de RAB hepimizin cezasını ona yükledi."
Sonuçları? Bizim günahımız bizi Tanrı'dan ayırdı ve yaşamımızı çürütmeye başladı. Günahın cezası ölümdür, yani Tanrı'dan sonsuz ayrılıktır. Ancak Tanrı bizim için bir kurtuluş imkanı sunmuştur.
Tanrı'nın Sunduğu Yol
Tanrı bizleri kurtarmak için dünyaya şahsen gelmiştir. Yuhanna 3:16-17 : "Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu'nu verdi. Öyle ki, O'na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, ama hepsi sonsuz yaşama kavuşsun. Tanrı, Oğlu'nu dünyayı yargılamak için dünyaya göndermedi, dünya O'nun aracılığıyla kurtulsun diye gönderdi."
Tanrı, bu dünyada karşılaştığımız ve çektiğimiz acıyı bilmektedir. İsa Mesih, Tanrılığından sıyrılıp insan bedeni alıp aramızda yaşamıştır. İsa Mesih de bu dünyada yaşarken susadı, acıktı, yoruldu, suçlamalarla karşılaştı ve dışlandığı için ailesinden, arkadaşlarından uzaklaştı. İsa Mesih, günlük sıkıntılardan çok daha ötesine göğüs gerdi, O Tanrı olduğu halde, bizim günahımızı yüklenip aşağılanmalara, işkenceye ve öldürülmeye maruz kaldı. 1. Yuhanna 3:16: "Sevginin ne olduğunu, Mesih'in bizim uğrumuza canını vermesinden anlıyoruz. Bizim de kardeşlerimiz uğruna canımızı vermemiz gerekir."
İsa Mesih ileride O'nun çarmıha gerileceğini öğrencilerine söylemişti. Öldükten üç gün sonra dirilerek Tanrı olduğunu kanıtlayacağını önceden bildirdi. İlerde bir gün reenkarnasyon ile geri geleceğini asla söylemedi (gerçekten de öyle yapsaydı bile bunu kim bilecekti ki?) Üç gün fiziksel olarak aralarında olacağını söyledi ve bunu gerçekleştirdi, 40 gün boyunca yüzlerce insana göründü, onlarla konuştu ve yemek yedi.
Şimdi de bizlere sonsuz yaşam sunmaktadır. Biz bu sonsuz yaşamı kendimiz asla hakedemeyiz. Bu Tanrı'nın bize bir hediyesidir, bunu almak için O'na iman etmemiz ve yaşamlarımıza çağırmamız gerekir. Romalılar 6:23 : "Çünkü günahın ücreti ölüm, Tanrı'nın armağanı ise Rabbimiz Mesih İsa'da sonsuz yaşamdır."
Eğer günahlarımızı itiraf eder ve Tanrı'ya geri dönersek İsa Mesih aracılığıyla sonsuz yaşama kavuşabiliriz. Bu çok kolaydır çünkü, İsa Mesih yaşamlarımıza gelmek istemektedir. 1. Yuhanna 5:12 : "Kendisinde Tanrı'nın Oğlu bulunanda yaşam vardır. Kendisinde Tanrı'nın Oğlu bulunmayanda yaşam yoktur."
Öbür Dünya
Ya cennet? Kutsal Kitap, Vaiz 3:11'de şöyle der: "O her şeyi zamanında güzel yaptı. İnsanların yüreğine sonsuzluk kavramını koydu. Yine de insan Tanrı'nın yaptığı işi başından sonuna dek anlayamaz." Yüreklerimizde daha iyi bir sonsuz yaşam olduğunu biliyoruz. Sevdiklerimizin tek tek ölmesi ve göz yaşlarına hakim olamamamız bu dünyada eksik olan bir şeylerin olduğunu bize hatırlatan en yakın olaylardan birisidir. Acısız ve zorluksuz bir yaşamın varlığına dair ümit yüreklerimizde bir çıra gibi yanmaktadır. Emin olabileceğiniz bir şey varsa o da Tanrı'nın gerçekten böyle bir yeri bizim için hazırlamış olduğudur. Tanrı bize bu yeri, cenneti sunmaktadır. Cennette Tanrı aramızda yaşayacak ve O'nun hoşlanmadığı hiçbir şey var olmayacaktır. O, herkesin göz yaşlarını Kendisi silecektir. Vahiy 21:4 : "Onların gözlerinden bütün yaşları silecek. Artık ölüm olmayacak. Artık ne yas, ne ağlayış, ne de ıstırap olacak. Çünkü önceki düzen ortadan kalkmıştır." Vahiy 21:27 : "Oraya mur dar hiçbir şey, iğrenç ve aldatıcı işler yapan hiç kimse asla girmeyecek; yalnız adları Kuzu'nun yaşam kitabında yazılı olanlar girecektir."
Terörizm hem ülkemizi hem Amerika Birleşik Devletleri'ni acı bir şekilde vurmuştur. Teröre maruz olan askerlerimizin aileleri bu acıyı yüreklerinde hissetmişlerdir. Sonsuz bir yaşam yerine sonsuz bir acıya katlanmak ise dayanılmaz bir düşüncedir. Tanrı'nın sunduğu kurtuluşu reddetmek bu acı ile yüzleşmek olacaktır. 1. Korintliler 15:28 : "Her şey Oğul'a bağımlı kılınınca, o zaman Oğul da her şeyi kendisine bağımlı kılan Tanrı'ya bağımlı olacaktır. Öyle ki, Tanrı her şeyde her şey olsun."
Sonsuz yaşam bir yana, bu dünyada bile Tanrı'nın esenliği olmadan yaşamak, tüm acı ve elemlere tek başına maruz kalmak demektir. Yaşam amacımız Tanrı'dır. Esenlik, bilgelik, kudret ve ümit kaynağımız sadece Tanrı'dır. Mezmurlar 34:8 : "Tadın da görün, RAB ne iyidir, Ne mutlu O'na sığınan adama!"
Yuhanna 14:27 : "Size esenlik bırakıyorum, size kendi esenliğimi veriyorum. Ben size dünyanın verdiği gibi vermiyorum. Yüreğiniz sıkılmasın ve korkmasın."
Yaşamlarını İsa Mesih'e adayanlar, Kutsal Kitap'ta da belirtildiği gibi, kayanın üzerine inşa edilmiş ev gibidirler. Karşılaşılacak depremler, seller, rüzgarlar onları yıkamaz, çünkü bu evlerin köşe taşı İsa Mesih'tir.
Tanrı'yı Tanımak
Senin, Tanrı'nın bu çağrısına şu an cevap verme imkanın vardır. Yuhanna 1:12 : "Ancak, kendisini kabul edip adına iman edenlerin hepsine Tanrı'nın çocukları olma hakkını verdi." Tanrı'da olabilmemizin tek yolu İsa Mesih'te olmamızdır. Yuhanna 14:6 : "İsa ona, «Yol, gerçek ve yaşam ben'im» dedi. «Benim aracılığım olmadan Baba'ya kimse gelemez." Vahiy 3:20 : "İşte kapıda durmuş, kapıyı çalıyorum. Eğer biri sesimi işitir ve kapıyı açarsa, onun yanına gireceğim, ben onunla ve o da benimle, birlikte yemek yiyeceğiz."
Eğer bunu yapmayı istiyorsanız ancak bunu nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız şu dua size faydalı olabilir. Dua etmek demek Tanrı ile dürüst bir şekilde konuşmak demektir: "Sevgili Rabbim, sana gereksinimim var. Çünkü bana olan sevginden ötürü benim günahlarıma karşılık kendini kurban olarak sundun. Bu nedenle sana sonsuz teşekkürler sunarım. Şimdi kalbimin kapısını sana açıyor ve Seni Kurtarıcım ve Rabbim olarak kabul ediyorum. İsa Mesih'i yaşamıma verip, günahlarımı bağışlayıp bana sonsuz yaşam sunduğun için çok teşekkür ederim. Artık senden ayrı olmak istemiyorum. Hayatım senin Rab. Yaşamımın yönetimini benden al ve beni kendi istediğin gibi bir kişi yap, AMİN"
Eğer bu duayı içten bir şekilde ettiysen seni bekleyen çok büyük değişimler kapıdan içeri girdi. Tanrı'yı her gün daha fazla tanıyacaksın ve yaşamdan çok daha tatmin alacaksın. Yuhanna 10:10 : "Hırsız ancak çalıp öldürmek ve yok etmek için gelir. Bense insanlar yaşama, bol yaşama sahip olsunlar diye geldim." O, senin içinde yaşayacaktır. Yuhanna 14:23 : "İsa ona şu karşılığı verdi: Beni seven sözüme uyar, Babam da onu sever. Biz de ona gelir, onunla birlikte yaşarız." 1. Yuhanna 5:11-13 "Tanrı'nın tanıklığı da bize sonsuz yaşam vermesidir. Bu yaşam O'nun Oğlundadır. Kendisinde Tanrı'nın Oğlu bulunanda yaşam vardır. Kendisinde Tanrı'nın Oğlu bulunmayanda yaşam yoktur. Ben bunları Tanrı Oğlunun adına iman eden sizlere, sonsuz yaşama sahip olduğunuzu bilesiniz diye yazdım."
Etrafınızdaki dünyada ne olursa olsun Tanrı yanınızdadır. İnsanlar Tanrı'yı tanımasalar da, Tanrı zor durumları Kendisini tanımaları için kullanabilir. Tanrı, dünya üzerinde olan her şeye hükmetmektedir. Eğer sen Tanrı'daysan, O'nun şu vaadinde huzur bulabilirsin: Romalılar 8:28 : "Tanrı'nın, kendisini sevenlerle, amacına göre çağrılmış olanlarla birlikte her durumda iyilik için etkin olduğunu biliriz."
İsa bizi asla terk etmeyeceğine dair söz vermiştir:
Yuhanna 14:27 : "Size esenlik bırakıyorum, size kendi esenliğimi veriyorum. Ben size dünyanın verdiği gibi vermiyorum. Yüreğiniz sıkılmasın ve korkmasın." Yuhanna 16:33 "Bunları size, bende esenliğiniz olsun diye söyledim. Dünyada sıkıntınız olacak. Ama cesur olun, ben dünyayı yendim!" İbraniler 13:5 : "Yaşayışınız para sevgisinden uzak olsun. Sahip olduklarınızla yetinin. Çünkü Tanrı şöyle dedi: «Seni asla terk etmem, seni asla bırakmam.»"Tanrı hakkında daha fazla bilgi edinmek ve O'nun yaşamlarınız için olan amacını öğrenmek istiyorsanız Kutsal Kitap'ın Matta, Markos, Luka ve Yuhanna kısımlarını okuyunuz.
Biz Buraya Şans Eseri mi Geldik?
Dünyada olmamız sadece şans eseri olamaz mı? İlla ki Tanrı mı vardır?
Bir şeyin yoktan var olması imkansızdır, milyarlarca yıllar geçse de hiçbir şey değişmez, zaman yoktan bir şeyi var edemez. Nesneler zamanla değişebilir ancak onları değiştiren zaman değildir.
Eğer kesinlikle hiçbir şeyin var olmadığı bir zaman var idiyse, o zaman herhangi bir şeyin var olması mutlak bir mucize olacaktır. Bir öğenin en küçük tanesinin bile yoktan var olması, büyük bir kutup ayısının uçmasından daha büyük bir mucize olurdu! En azından kutup ayısı konusunda teori üretebilirsin (fırtına, kamera hilesi vb...) ancak yoktan bir şeyin var olmasında üzerinde düşünülecek hiçbir şey yoktur.
Varılmak istenen nokta: Eğer kesinlikle hiçbir şeyin var olmadığı bir zaman var idiyse, o zaman hala kesinlikle bugün hiçbir şey olmayacaktı. Bu yüzden şans veya zaman gibi açıklamalar anlamsızdır. Hiçbir şey yokken şans eseri var olduğumuza inanmak, Tanrı'nın varlığına inanmaktan çok daha zordur.
Cennet Neye Benzer?
Cennet - ağlama, acı, kanser yok!
Cennet hakkında orada ortak bir önyargı vardır: Tanrı bulutların üzerinde oturur ve elindeki harpi tıngırdatır ve görünüşe göre cenneti insanları bu müzikle sıkar. Cennet bu mudur? Bu tanım gayet şüphelidir.
Bir dakika düşünün, burada Tanrı'yı konuşuyoruz. Senin muhtemelen fark ettiğin gibi, Kendisi hayli yaratıcıdır. Eğer bu konuda şüphedeysen sadece bir günbatımına bak veya evrenin bir arada nasıl tutulduğunu anlamayı dene veya boşluğun muazzamlığını düşün veya DNA'yı incele. Evet, Tanrı yaratıcı bir Yaratıcı'dır.
Peki bizler cennet hakkında ne biliriz? Kutsal Kitap şöyle der: (Vahiy 21:4) "Onların gözlerinden bütün yaşları silecek. Artık ölüm olmayacak. Artık ne yas, ne ağlayış, ne de ıstırap olacak. Çünkü önceki düzen ortadan kalktı."
"Ölüm" olmayacak mı? Yani kanser, AIDS, savaş veya cinayet olmayacak mı? Kulağa hoş geliyor! "Yas" olmayacak mı? Yani, dört çocuğu büyütmeye çalışan genç dul kadın olmayacak mı? Emekleyen bebekleri kaçıran sapıklar olmayacak mı? Sarhoş bir sürücü tarafından ezilen aileler olmayacak mı? Depremle yok olan şehirler de mi yok artık? Büyük bir iddia!
"Istırap" olmayacak mı? Yani, evleri yıkan boşanmalar; babaları tarafından tacize uğrayan kızlar; para için vücutlarını satan genç oğlanlar ya da kızlar; sıska, şişko, uzun ya da cüce olduğu için dışlananlar; hükümetler yüzünden aç kalan insanlar; kocaları yirmi yıl önce ölen yalnız büyükanneler; esrar bağımlılığının tutsağı olan yetenekli insanlar; karılarını ya da çocuklarını kum torbası yerine kullanan adamlar; farklı ırka mensup olduğu için aşağılananlar; nefret dolu ifadeleri savuranlar olmayacak mı? Müthiş bir yere benziyor!
Cennet başka ne gibi olacak? Tanrı hariç hiç kimse bilemez. Eğer bu dünyanın güzelliklerini kriter olarak alırsak, cennetin güzelliğini hayal bile edemeyiz; cennetin, Tanrı'nın yaratıcılığını daha fazla gösterebileceğinden emin olabilirsiniz. Burada bahsettiğimiz; farklı boyutlar; asla bizim düşünemeyeceğimiz eğlenceler, eylemler, yaratılışlar. Kısaca: Bizim hayal gücümüzün ötesindeki şeyler...
Sizin yaratıcılığınızın sınırlarını düşünün: Senin hayal gücün bir zürafayı veya kaplanı veya zebrayı yaratabilir mi? Belki. Tamam, sen hayal gücüne güveniyorsun. Ya dört mevsim? Ya kendi ekseninin etrafında dönerken güneş yörüngesinde dönen dünya? Veya okyanus hareketlerini etkileyen ay? İnsan gözü? Seks? (belki bu ilginizi çeker.) Hiç Tanrı'nın sonraki yaşam için seksten daha iyi bir şeyi planladığını düşündün mü? "Yok artık!" deme çünkü, Tanrı'nın yaratıcılığı sınırsızdır.
Varılmak istenen nokta: Tanrı çok yaratıcıdır. Yapmak zorunda olduğun tek şey etrafına bakmaktır. Dünyamız şaşırtıcı derecede güzeldir. Ve dünya Tanrı'nın yapabilecekleri yanında hiçbir şeydir! Emin olduğumuz tek şey vardır: Cennet ne olursa olsun şimdiye kadar bizim hayal ettiğimizden çok daha fazlası olacaktır ve nasıl olacağı konusunda, ayette belirtilenler dışında hiçbir fikrimiz yoktur.
TANRI'yı Reddetmez ya da Kabul Etmezsem Ne Olur?
"Eğer ben Tanrı'yı kabul etmezsem, aynı zamanda O'nu reddetmezsem, ne olur ki? Tanrı yoktur demezsem ancak O'nun varlığını tam olarak kabul etmezsem ne olur?"
Belki de bu sorunun cevabı bütünüyle senin yüreğinde doğru olarak kabul ettiğinde yatmaktadır. Başka bir ifade ile, bir gün Tanrı'nın önünde şunları söyleyebilirsin: "Ancak asla ben senin var olduğunu bilmedim!" O da şu cevabı verebilir: "Evet, bildin! Ben senin bilmeni garanti altına almıştım. Yüreğinin en dibinde bile olsa sen Benim var olduğumu biliyordun çünkü, o bilgiyi oraya Ben koydum. Ancak sen Beni bilmeyi istemedin, bundan dolayı sen Benim var olduğumu itiraf etmeyi reddettin. Sen, benim sana verdiğim bilgiyi görmezlikten geldin, ancak o bilgi oradadır."
Muhtemelen hepimiz, bildiğimiz şey için sorumluyuz. O zaman asıl soru şudur: Gerçekten neyi biliyoruz? Tanrı bizim kalplerimize ne kadar bilgi yerleştirdi? Bu bilgi ne kadar olursa olsun, biz ona yanıt vermek için çağırılırız. İşin gerçeği, bildiklerimizi reddetmememiz bizim için daha iyidir. Kutsal Kitap der ki: "Yürek her şeyden daha aldatıcıdır, iyileşmez, Onu kim anlayabilir?" (Yeremya 17:9).
Sizden şu soru gelebilir: "Ya bu konuyu kalbime gömüp hiçbir karar almazsam?" Eğer hiçbir bilgi sahibi olmasaydın bu tutumun bir kusuru olmazdı. Ancak Kutsal Kitap, yaşadığımız karmaşık dünya, Tanrı'nın varlığına tanıklık yaptığı için, O'nun varlığı bilgisinin sorumluluğu altındayız. "Dünyanın yaratılışından beri, Tanrı'nın görünmeyen nitelikleri, yani sonsuz gücü ve Tanrılığı, O'nun yaptıklarıyla anlaşılarak açıkça görülüyor. Bu nedenle özürleri yoktur." (Romalılar 1:20)
Tanrı bilgisi ve varlığı ya bundan bir adım öteye gidiyor ise? Yüzyıllardır milyonlarca insan Tanrı'nın yüreğine konuştuğunu, kalbinin kapısını içeri girmek için çaldığını iddia etmektedir. Eğer gerçekten Tanrı varsa ve yüreklerimize sesleniyorsa, O'na cevap vermemek demek, O'nu reddetmek demektir. Tanrı konusunda gri, orta yol, uzlaşma, ılık olma mümkün değildir.
Peki İsa Mesih? Bu kişi Tanrı olduğunu iddia etmiştir, mucizelerle iddialarını desteklemiştir, bizim günahlarımız için ölmüştür, ölümden dirilmiştir ve bizlere bunlar hakkında bilgi sahibi olmamız için yazılı metinler bırakmıştır. İsa der ki: "Benden yana olmayan bana karşıdır, benimle birlikte toplamayan dağıtıyor demektir." (Luka 11:23) İsa Mesih konusunda karar vermemek gibi bir alternatifiniz yoktur. İsa Mesih, Tanrı'nın Oğlu, Rab, size bu hakkı vermemiştir.
Düşünülmesi gereken başka bir unsur: Dünyaya gelme amacımız Tanrı'nın yanında ya da karşısında olma seçimini yapmamız olabilir. Eğer durum böyle ise, bir karar almama gibi bir olasılığımız yoktur çünkü, Tanrı'nın yanında olmamayla sonuçlanan her karar O'na karşı alınmış demektir. Bir karar almamamız imkansızdır. Başka bir ifade ile, eğer biz Tanrı'ya EVET demezsek, biz HAYIR demiş oluruz.
|